Karaman Barosu İşten Çıkarma Cezaları
468*60

İşten Çıkarma Cezaları

29 Mayıs 2010 | | Disiplin | İşten Çıkarma Cezaları için yorumlar kapalı

İşten Çıkarma cezaları hakkında Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu karar örnekleri:

Tarih – Esas No – Karar No Konu
T. 11.11.2005
E. 2005/234
K. 2005/354
 * Avukatlık hizmeti nedeni ile emniyeti suiistimal
* Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerlerin geciktirilmeksizin müvekkile duyurulması ve verilmesi yükümlülüğü
(1136 sayılı Av. K. m. 34, 175; TBB Meslek Kuralları m. 3, 4, 43)
 
 
Şikayetli avukat hakkında Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2000/….. Esas sayılı dosyasından 07.04.2000 tarihi itibarıyla yaklaşık 7.450.000.000,00 TL para tahsil edilmesine karşın, 05.01.2001 tarihinde şikayetçi adına Emlak Bankası Ulus şubesinde hesap açtırarak 3.750.000.000,00 TL para yatırdığı, ücret sözleşmesine aykırı kesinti ve zamanında ödeme yapmamak iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucu, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetli, Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2000/….. Esas sayılı dosyasına yatırılan toplam paranın 7.458.750.000,00 TL olduğunu, 555.180.000,00 TL harç kesintisi yapıldığını, yazılı ücret sözleşmesi gereği %20 ücret ve 850,00 ABD doları ödül kararlaştırılmış olması sebebiyle, masraf ve ücreti vekalet toplamı 3.153.610.000,00 TL mahsup ettikten sonra, kalan 3.750.000.000,00 TL’nı şikayetçiye ulaşamaması sebebiyle adına bankada hesap açmak suretiyle depo ettiğini, geç ödemesinin aynı konuda Çetin vekili olarak 29. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/…… Esas sayılı kamulaştırma bedelinin artırımı dosyasında mahkemece lehe hüküm verilmiş ise de; kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 25.04.2001 gün ve 2000/……. Esas sayılı kararla bozulması ve kişi borcu olması sebebiyle 13.03.2002 tarihli makbuz ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne geri ödemek zorunda kalmaları olduğunu, bu dosyada da kişisel borca sebep olunmaması için Yargıtay sonucunun beklediğini, karar kesinleştikten sonra ödeme yaptığını, bu sebeple suçsuz olduğunu savunmuştur.
İncelenen dosya kapsamından, şikayetli avukat hakkında disiplin kovuşturmasına konu eylem nedeniyle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2001/……. Esasında “avukatlık görevini kötüye kullanmak” iddiası ile kamu davası açıldığı, mahkemenin 31.05.2002 tarih ve 2002/…… sayılı kararıyla eylemin, “hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal” olarak vasıflandırılarak TCK m. 510 ve 59/2 uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası verildiği, hapis cezasının 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca 1.660.932.000,00 TL ağır para cezasına çevrildiği ve 6. madde uyarınca ertelenmiş olduğu, kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 27.01.2004 gün ve 2003/…… Esas, 2004/…… Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.
Şikayetli avukat tarafından bekleme sebebi olarak bildirilen Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı 25.04.2001 tarihinde Yargıtay tarafından bozulmuş, para 13.03.2002 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne iade edilmiştir. Oysa, şikayetçi alacağı en son 07.04.2000 tarihinde tahsil edilmiş olup, ücreti vekalet mahsup edildikten sonra 3.750.000.000,00 TL ödeme Yargıtay bozmasından çok önce, 04.01.2001 tarihinde yapılmıştır. Bu sebeple savunmaya itibar olanağı yoktur.
10.05.1999 tarihli %20 ücret ve 850,00 ABD Doları ödül sözleşmesi yapılmış olduğu iddia edilmiş olmasına karşın, ücret sözleşmesi aslının şikayetçide olduğu bildirilerek ibraz edilmemiş olup, 10 rakamının 20 olarak tahrif edildiği ve muhtemelen 850,00 ABD Dolarlık ödül cümlesinin de sonradan ilave edildiği ilk bakışta anlaşılmaktadır.

TBB Meslek Kuralları’nın 43. maddesi hükmü gereği; “müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir, müvekkil ile ilgili bir hesap varsa uygun sürelerle durum yazıyla bildirilir.”
Avukatlık Yasası’nın 175. maddesine uygun olarak, iş sabinin vekaletnamede yazılı adresine yazılı hesap bildirimi yapıldığına ilişkin belge ibraz edilmediği gibi, şikayetli avukat tarafından 07.04.2000 tarihinde tahsil edilen alacak, tahrif edildiği Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla da saptanan ücret sözleşmesi ile uzun süre alıkonularak 05.01.2001 tarihinde bankaya bloke edilmiş, aradan geçen süre içinde paranın nemalarından şikayetçi yararlandırılmamıştır.
Bildirime rağmen müvekkile ulaşma olanağı yoksa, nemalarından da müvekkil yararlandırılmak suretiyle paranın bankaya bloke edilmesi doğruluk ve özen borcunun bir gereğidir.
Avukatlar yüklendikleri görevi bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak zorundadır (Avukatlık Yasası m. 34). Avukat mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe olan güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütmek ve mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan özenle kaçınmak zorundadır (TBB Meslek Kuralları m. 3 ve 4).
Bu sebeplerle eylem, Avukatlık Yasası’nın 34., TBB Meslek Kuralları’nın 3, 4, 43. maddelerine açıkça aykırı olduğundan, Baro Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirmede hukuka aykırılık görülmemiş, sicil durumu ve eylemin özel ağırlığı da göz önünde bulundurulmak suretiyle tayin edilen işten çıkarma cezasının onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, şikayetli avukatın itirazının reddine, Ankara Barosu Disiplin Kurulu’nun “bir yıl süre ile işten çıkarma” cezası verilmesine ilişkin kararının onanmasına oybirliği ile karar verildi.


Tarih – Esas No – Karar No Konu
T. 23.02.2007
E. 2006/458
K. 2007/56
 * Vekaletname ve para verilmesine karşın davanın açılmaması
* İşten çıkarma cezası
(Av. K. m. 34, 134, 158; TBB Meslek Kuralları m. 3, 4) 
 
İstanbul Barosu Disiplin Kurulu’nun 6 ay süreyle işten çıkarma cezası verilmesine ilişkin 27.01.2006 tarih ve 2005/… Esas, 2006/… Karar sayılı kararına yapılan itiraz üzerine, kurulumuzun 17.11.2006 tarihli ve 2007/… Esas, 2006/… Karar sayılı kararı ile 6 ay süreyle işten çıkarma cezasının üç ay süre ile işten çıkarma cezasına çevrilmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; ancak Adalet Bakanlığı’nın 27.12.2006 tarihli ve (26500) sayılı işlemi ile yapılan değerlendirmede ve verilen kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle dosya bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Bakanlığın geri göndermeye ilişkin yazısı ile birlikte dosya bir kez daha incelemek suretiyle gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi A.A., 06.02.2004 tarihli şikayet dilekçesiyle, boşanma davası açmak üzere şikayetliye vekalet verip 500.000.000 TL ödediğini, ödediği meblağa karşılık şikayetlinin 250.000.000 TL makbuz verdiğini diğer miktar için belge almadığını, dava için şikayetliden bilgi isteğinde bir sonuç alamadığını, davanın bir sonraki tarihe ertelendiğini söyleyerek kendisini bir yıldan fazla oyaladığını, son olarak 14.05.2003 tarihinde duruşması olduğunu söylediğini Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne giderek defterleri araştırdığında davanın hiç açılmamış olduğunu öğrendiğini, bir yıldan fazla bir zaman oyalandığı için maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek şikayetçi olmuştur.
Şikayetli savunma vermemiştir.
Baro Disiplin Kurulu kovuşturma sonucunda şikayetlinin TBB Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddelerine aykırı davrandığının sabit olduğunu belirtip, Avukatlık Yasası’nın 34, 134 ve 158. maddeleri uyarınca ve şikayetli avukatın sicil durumunu da göz önünde tutarak altı ay süre ile işten çıkarma cezası tayin etmiştir.
Baro Disiplin Kurulu kararına karşı şikayetli tarafından itiraz edilmiştir.
Şikayetli avukat itirazında, şikayetçi ile aralarında sözleşme bulunmadığını, kendisine danışmak için geldiğinde gerekli yardımı yaptığını, hatta sorunlarının çözümüne yardımcı olmak üzere şikayetçiyi kendi arkadaş çevresine kattığını, şikayetçinin boşanma davası açma konusunda tereddüde düşerek dava açma isteğini ertelediği için dava açmadığını belirterek verilen cezayı hak etmediğini ve kaldırılmasını talep etmiştir.
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu yaptığı inceleme sonucunda 17.11.2006 tarih ve 2006/… Esas, … Karar sayılı kararıyla Baro Disiplin Kurulu’nun 6 ay süre ile işten çıkarma cezasının 6 ay süre ile işten çıkarma cezasına çevrilmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.
Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme gerekçesinde;
“Bakanlığımızca yapılan incelemede;
Müştekinin, şikayet edilen avukata vekaletname ve para vermesine karşın, davasını açmayarak kendisini oyaladığı iddiasına karşın, şikayet edilen avukat tarafından itiraz aşamasında, vekaletname bulunmasına rağmen aralarında bir sözleşme bulunmadığı, müştekinin tereddüdü nedeniyle davanın açılmamış olduğu ileri sürülmüş ise de, vekaletname verilmiş olmasının tek başına bir delil olmayacağı, ancak para da verilmiş olması nedeniyle, müştekinin iddialarına itibar edilmesi gerektiği, dolayısıyla, şikayet edilen avukatın açması gereken davayı açmadığı ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi ile Meslek Kuralları’nın 3. ve 4. maddelerine aykırılık teşkil eden bu davranışın disiplin suçunu oluşturduğu,
Diğer taraftan, şikayet edilen hakkında daha önce de benzer eylemleri nedeniyle bakanlığımızın 26.11.2001, 21.01.2002, 18.06.2003 günlü olurlarıyla kovuşturma izni verilerek ceza mahkemelerinde yargılandığı ve değişik gerekçelerle beraat ettiği, yine bir başka şikayet üzerine, müştekinin vekilliğini üstlendiği ve masraflar için de para aldığı halde açması gereken davayı açmadığından bahisle 24.08.2006 tarihli olurumuz ile hakkında kovuşturma izni verildiği, Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.10.2006 tarih ve K. 2006/… sayılı kararıyla da hakkında son soruşturmanın açılmasına karar verildiği, başka bir eyleminden dolayı da hakkında, 25.01.2003 tarihinde kesinleşmiş 500.000.000 TL para cezası bulunduğu,
Bu durumda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 136. maddesinin 1. ve 2. fıkraları hükmü karşısında, kesinleşme tarihinden itibaren üzerinden 5 yıl geçmemiş bulunan tekerrüre esas önceki para cezasından dolayı, kanunun 135/4. maddesi uyarınca şikayet edilen avukat hakkında işten çıkarma cezasının uygulanması gerektiği, Baro Disiplin Kurulu’nca da, tekerrür hükümleri ve eylemin ağırlığı dikkate alınarak, 158. maddede yer verilen delillerin serbestçe takdir edileceği ilkesi çerçevesinde altı ay sureyle işten çıkarma cezası verilmesinin yerinde olduğu,
Dolayısıyla, adı geçenin benzer eylemleri itiyat haline getirdiğine ve hakkında kesinleşmiş para cezası bulunduğuna göre, eylem ile tayin edilen ceza arasında adaletli bir dengenin kurulamadığından bahisle Baro Disiplin Kurulu’nca verilen altı ay süreyle işten çıkarma cezasının, üç ay süreyle işten çıkarma cezasına çevrilmesinin yerinde olmadığı,
Anlaşıldığı cihetle, birliğiniz disiplin kurulunca yapılan değerlendirme ve verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.”
gerekçesiyle dosya bir daha görüşülmesi için iade edilmiştir.
Disiplin kovuşturmasına konu sorun, şikayetli avukatın üstlendiği işi gerektiği gibi yapıp yapmadığına ve özen yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığına ilişkindir.
Dosyanın yeniden ele alınarak yapılan incelenmesi sonucunda, şikayetlinin disiplin sicil özetinde daha önce iki adet para cezası aldığı görülmekte ise de, kovuşturma konusu eylem tarihinden (öğrenme tarihi olan 14.05.2003 tarih) önce şikayetlinin kesinleşmiş bir adet para cezası bulunduğu anlaşılmıştır.

Şikayetlinin eyleminin, Avukatlık Yasası’nın altıncı kısmında yazılı esaslara aykırılık şeklinde gerçekleştiği gerek Baro Disiplin Kurulu gerekse Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu tarafından kabul edilmiştir. Avukatlık Yasası’nın 136. maddesi gereğince, “bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası” uygulanacağı belirtilmiştir.

Avukatlık Kanunu m.158/3 gereğince, eylem ile verilecek ceza arasındaki denge ve adaletli bir uyumun gözetilmesi gereği disiplin kurullarının her zaman dikkate almak zorunda oldukları görevleri arasındadır.
İşten çıkartma cezası bir avukatın meslekten çıkartılmasından önce uygulanabilecek son yaptırımdır. Bu yaptırımın uygulanması bakımından 3 ay ile 3 yıl arasında değişen sürelerle disiplin kurullarına yasa tarafından geniş bir takdir hakkı tanınmıştır. Bilindiği üzere takdir hakkı, keyfilikten uzak objektif koşullar çerçevesinde uygulanması gereken bir yetkidir. Bu çerçevede, ilk kez hakkında işten çıkartma cezası uygulanacak bir avukat için alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek özel ağırlaştırıcı nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Bakanlığın iade gerekçesinde belirtilen şikayetlinin daha önce benzer eylemleri nedeniyle Bakanlığın 26.11.2001, 21.01.2002, 18.06.2003 günlü olurlarıyla kovuşturma izni verilerek ceza mahkemesinde yargılandığı, ayrıca Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.10.2006 tarih ve 2006/… sayılı kararıyla hakkında son soruşturmanın açılmasına karar verildiği yönündeki kabulü ile ilgili dosyamız içinde bilgi ve belge olmadığından, bu husus kurulumuzca verilen kararda nazara alınamamıştır.
Bakanlığın geri gönderme gerekçesinden şikayetlinin eylemlerini itiyat haline getirdiği kurulumuzca da kabul edildiğinden, Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme gerekçesi kabul edilerek, şikayetliye 3 ay süre ile işten çıkarma cezası verilerek, Baro Disiplin Kurulu kararının düzeltilerek onanmasına ilişkin kararımızın kaldırılarak, Baro Disiplin Kurulu’nun altı ay süre ile işten çıkarma cezası verilmesine ilişkin kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme kararında gösterilen gerekçe kurulumuzca yerinde görülüp kabul edildiğinden, şikayetçinin itirazının reddi ile birliğimiz Disiplin Kurulu’nun 2006/… Esas, 2006/… Karar sayılı ve 17.11.2006 tarihli kararının kaldırılmasına, İstanbul Barosu Disiplin Kurulu’nun şikayetli avukat G.G. hakkında 6 ay süre ile işten çıkarma cezası verilmesine ilişkin kararının onanmasına, kararın Avukatlık Yasası’nın 157/7 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine oybirliği ile karar verildi.


Tarih – Esas No – Karar No Konu
T. 07.07.2006
E. 2006/135
K. 2006/239
 * Ücretsiz dava takibi yasağı
(Av. K. 43/3, 136/2; TBB Meslek Kuralları m. 3, 4, 8, 15) 
 
Şikayetli avukatın, şikayetçinin kardeşinin mahkumiyeti ile sonuçlanan Ankara 15 inci Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının temyizi üzerine, dosyanın Yargıtay’da takibinin yapılması için şikayetçi ile ücret sözleşmesi yaptığı, bu sözleşmeye göre peşin ödenen 2.000,00 USD’nin kararın onanması halinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı, kararın Yargıtay’da onanmasına karşın paranın iade edilmediği, tahsili için yapılan icra takibine de itiraz ettiği, ücret alınmamasına ilişkin sözleşmenin geçersiz bulunduğu, bu şart olmaksızın vekaletin alınamayacağı, bu tutumunun karşı tarafı aldatıcı sonuç doğurduğu, mesleki çalışmasından dolayı aleyhine açılan takip ve davayı baroya bildirmediği ve bürosunu ve konutunu değiştiren avukatın yeni büro ve konutunu bir hafta içinde bildirme zorunluluğuna uymadığı, Baro Disiplin Kurulu’nca kabul edilerek, Avukatlık Yasası’nın 43/3, TBB Meslek Kuralları’nın 3, 4, 8, 15 inci maddelerine dayanarak, önceki disiplin cezaları da dikkate alınmak suretiyle üç ay süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Şikayetli avukatın, şikayetçi ile yaptığı ve örneği dosyada bulunan ücret sözleşmesinde, duruşmalı olarak dahi temyiz edilmemiş olan mahkumiyet kararının Yargıtay’da takibi için 5.000,00 USD ücret karşılığı anlaştığı, bunun 2.000,00 USD’nin peşin ödendiği, sözleşmede kararın onanması halinde peşin alınan paranın iade edileceği hükmünün bulunduğu görülmüştür.
Peşin alınan ücretin istenen sonucun elde edilememesi halinde iadesine ilişkin düzenleme, ücretsiz dava takibi sonucunu doğurmakta olup, şikayetli avukatın bu tür bir sözleşme düzenlemesinin, hukuki yardımın sonucunu garanti etmek ve iş sahibinin bu şart ile işin verilmesine ikna edilmiş olacağı, bunun ise TBB Meslek Kuralları’ nın 8 inci maddesine açıkça aykırılık oluşturduğu, kendisi tarafından düzenlenen bir sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek, iade etmemekte direnmesinin de, TBB Meslek Kuralları’nın 3 ve 4 üncü maddesinde kabul edilen, kamunun inancını ve mesleğe güvenini, mesleğin itibarını zedeleyecek davranış olarak kabul eden Baro Disiplin Kurulu’nun, eylemin disiplin suçunu oluşturduğu biçimindeki kabulünde hukuksal isabetsizlik bulunmamıştır.
Baro Disiplin Kurulu’nun şikayetli avukatın eyleminin Avukatlık Yasası’nın 43/3 ve TBB Meslek Kuralları’nın 15 inci maddesine aykırılık oluşturduğu biçimindeki kabulünde, disiplin kovuşturmasının, şikayetli avukatın bürosunu değiştirmesine karşın, süresinde barosuna bilgi vermemesi ve kendisi hakkında açılan davanın baroya bildirilmemiş olması iddiaları ile açılmadığı ve bu iddiaların ayrı bir kovuşturmanın konusunu gerektirmesi karşısında her ne kadar hukuksal isabet bulunmamakla birlikte sonuca etkili olmaması bakımından bozma sebebi olarak kabul edilmemiştir.
Şikayetli avukatın disiplin sicil özetinde, TBB Disiplin Kurulu’nun 31/03/2001 tarih ve 2001/1-55 sayılı kesinleşen kararı ile 250.000.000 TL para cezası, yine TBB Disiplin Kurulu’nun 18/05/2002 tarih ve 2002/22-154 sayılı kesinleşen kararı ile 60.000.000 TL para cezası bulunması karşısında, Avukatlık Yasasının 136/2 nci maddesinin uygulanması suretiyle üç ay süre ile işten çıkarma cezası verilmesinde de hukuksal isabetsizlik bulunmamış, kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak, itirazın reddi ile Bursa Barosu Disiplin Kurulu tarafından verilen üç ay süre ile işten çıkarma cezası verilmesine ilişkin kararın onanmasına katılanların oybirliği ile karar verildi.

Etiketler:



Yorum yapma kapalı.



Tasarim: Sosyetiq. Turkce Duzenleme Wptema

Telif: © 2010 Karaman Barosu

SON YAZILAR (RSS) ve Yeni Yorumlar (RSS).